ع ي ي (AYY)
A-y-y
إِعْيَاء : Yürümekten dolayı bedende meydana gelen âcizlik. عِيّ : Bir işin ve sözün peş peşe gelmesinden dolayı meydana gelen âcizlik: أَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْأَوَّلِ : İlk yaratma ile yorulup âciz mi kaldık? (50/Kâf 15); أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَمْ يَعْيَ بِخَلْقِهِنَّ بِقَادِرٍ عَلَى أَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتَى : Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceğini düşünmezler mi? (46/Ahkâf 33). Bu anlamdan şöyle denir: عَيَّ فِي مَنْطِقِهِ عَيًّا فَهُوَ عَييٌّ : Konuşmaktan âciz kaldı, o âcizdir.
Kişi konuşmaktan ve işten bitkin düştüğünde; رَجُلٌ عَيَايَاءُ طَبَاقَاءُ denir. دَاءٌ عَيَاءٌ : Tedavisi olmayan hastalık. En iyisini Allah bilir.