ع ب س (ABS)
A-b-s
عُبُوس : Göğüs daralmasından dolayı yüzün buruşmasıdır: عَبَسَ وَتَوَلَّى : Surat astı ve döndü (80/Abese 1); ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ : Sonra surat astı, kaşlarını çattı (74/Müddessir 22). Bu anlamdan, يَوْمٌ عَبُوسٌ /sıkıntılı/sert gün, denir: إِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا : Biz sert ve sıkıntılı bir günde Rabbimizden korkarız (76/İnsan 10). Bu anlam nokta-i nazarından kuyruğun kılları üzerinde kuruyan dışkı ve sidiğe عَبَس denir. عَبِسَ الْوَسَخُ عَلَى وَجْهِهِ : Onun yüzünde kir kurudu.