ع ق م (AGM)
A-k-m
عُقْم kelimesinin anlamı, izin/eserin oluşmasını engelleyen kuruluktur/sertliktir. عَقُمَتْ مَفَاصِلُهُ /Eklemleri kurudu, denir. دَاءٌ عُقَامٌ : İyileşemeyen hastalık. اَلْعَقِيمُ مِنَ النِّسَاءِ : Erkeğin dölünü kabul etmeyen kadın/Kısır kadın. عَقِمَتِ الْمَرْأَةُ وَالرَّحِمُ /Kadın ve rahim akim/kısır kaldı, denir. Allah buyurur ki: فَأَقْبَلَتِ امْرَأَتُهُ فِي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ : Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: Ben kısır bir kocakarıyım! dedi (51/Zâriyât 29).
رِيحٌ عَقِيمٌ sözündeki عَقِيم kelimesi, fâil anlamında olabilir; buna göre anlamı şöyle olur: Ne bir bulut ne de bir ağacı aşılamayan rüzgâr. Mef’ûl anlamında da olabilir; tıpkı العَجُوزُ الْعَقِيم gibi. Bu da herhangi bir hayrı/faydayı kabul etmeyen rüzgârdır. Hayrı kabul etmeyip etkilenmeyince de, ne verir/ne hayır sağlar, ne de etki eder. Allah buyurur ki: إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرِّيحَ الْعَقِيمَ : Onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgâr göndermiştik (51/Zâriyât 41). يَوْمٌ عَقِيمٌ : Sevincin olmadığı gün/Mutsuz gün.