ع ب ا (ABÊ)
مَا عَبَأْتُ بِهِ : Ona aldırmadım. Bu kelime, ağırlık/yük anlamındaki عِبْء kökünden gelmektedir. Sanki kişi bu sözle “Onun için bir ölçü/ağırlık ve değer görmemekteyim.” demiş oluyor. Allah buyurur ki: قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ : De ki; duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi? (25/Furkân 77). Kimisi de bu kelimenin عَبَأْتُ الطِّيبَ /Kokuyu hazırladım, sözünden geldiğini söylemiştir. Buna göre âyetin anlamı şöyle olur: “Duanız olmasaydı, Rabbim sizi bırakmazdı.” عَبَأْتُ الْجَيْشَ وَعَبَّأْتُهُ : Askeri (savaşa) hazırladım. عَبْأَةُ الْجَاهِلِيَّةِ : Şu âyette zikredilen cahiliye insanın içindeki taassuptur: إِذْ جَعَلَ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ : O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi (48/Fetih 26).