Sözlük

ع ض و (AĐW)

A-d-h

“جَعَلُوا الْقُرْآَنَ عِضِينَ ” (15/Hicr 91); yani Kur’ân’ı parçalara ayırdılar. Onlar (Müşrikler); “Kur’ân, sihirdir”; “Öncekilerin uydurduğu sözlerdir” ve Kur’ân ile ilgili benzer şeyler dediler.

Kimisine göre عِضِينَ sözünün anlamı; وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهِ : Siz Kitabın tümüne inanırsınız (3/Âl-i İmrân 119) âyetinin tersine şu âyette anlatılandır: أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ : Siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? (2/Bakara 85).

عِضُون kelimesi, عِضَة ’ın çoğuludur. Tıpkı ثُبَة ve ظُبَة kelimelerinin çoğulu olan ثِبُون ve ظِبُون gibi. عُضْو ve عِضْو da bu köktendir. تَعْضِيَة : Uzuvları parçalara ayırmaktır. وَقَدْ عَضَّيْتُهُ : Onun uzuvlarını parçaladım. Kissâî’ye göre bu kelime, عُضْو veya bir ağaç ismi olan عِضَه kökünden gelir.

Bir lehçede عِضَة kelimesinin aslı عِضَهَة ’dir. Zira onlar [tasgir yaparken] عُضَيْهَة derler. Diğer bir lehçede ise onun aslı عِضْوَة ’dir. Çünkü onlar [tesniye yaparken] عِضَوَانِ derler.

Rivâyette de şöyle geçer: لاَ تَعْضِيَةَ فِي الْمِيرَاثِ : Mirasta bölünme yoktur; yani, bir kılıcın iki parçaya ayrılması ve benzeri şeyler gibi, bölündüğü takdirde mirasçıların zarar göreceği şeyler bölünmez.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →