ب ل س (BLS)
B-l-s
إِبْلاَس şiddetli zorluktan doğan üzüntüdür. Bu durumda olana أَبْلَسَ denir. Söylentiye göre iblis kelimesi de bundan türemiştir. Allah buyurur ki: وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ Kıyamet kopacağı gün suçlular ümitsizlik içinde susarlar (30/Rûm 12); أَخَذْنَاهُم بَغْتَةً فَإِذَا هُم مبْلِسُونَ kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! (6/En’âm 44); وَإِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ أَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِنْ قَبْلِهِ لَمُبْلِسِينَ Oysa onlar, daha önce üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi (30/Rûm 49).
Şiddetli sıkıntıya düşen çoğunlukla sustuğu ve kendisini ilgilendiren şeyleri de unuttuğundan أَبْلَسَ فُلاَنٌ denmiştir ki: Kişinin suskunluğunu ve delillerinin tükenişini ifâde eder. أَبْلَسَتِ النَّاقَةُ فَهِيَ مُبْلاَسٌ deyimi devenin şiddetli ağrı yüzünden hoplamasını anlatır. Bedene eziyet etmek amacıyla giyilen yün abaya بَلاَس denmesi ise, farsça bir kelimenin Arapçalaştırılmışıdır