ب ع ض (BAĐ)
B-a-d
بَعَضْتُ كَذَا deyimi, جَزَّأْتُهُ gibidir ve bir şeyin parça parça etmek demektir. Ebû Ubeyde şöyle der: İsa açık delilleri getirdiği zaman dedi ki وَِلاُبَيِّنَ لَكُمْ بَعْضَ الَّذِي تَخْتَلِفُونَ فِيهِ Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bazısını açıklamak üzere geldim (43/Zuhruf 63) âyetinde geçen بَعْضَ bir kısmı kelimesi كُلَّ hepsi anlamındadır. Şairin şu sözü gibi:
60- ( تَرَّاكُ أمْكِنَةٍ، إذَا لَمْ أرْضهَا )
أوْ يَرْتَبِطْ بَعْضَ النُّفُوسِ حِمَامُهَا
60- [Bir yerden hoşlanmadığımda hemen terk ederim]
Ya da bazı kişileri imamları kendisine bağlar.
Ebû Ubeyd’in bu görüşünde bir düşünce hatası vardır. Bu da şöylece açıklanabilir. Eşya, dört çeşittir:
1. Bir kısmının açıklanmasında zarar vardır. Bu nedenle Şerîat Sahibi’nin onu açıklaması doğru olmaz. Kıyametin zamanı ve ölüm vakti gibi.
2. Bir kısmı akılla, peygamber olmadan, anlaşılması mümkün olan makul şeylerdir. Allah’ı bilmek, onun gökleri ve yerleri yarattığını bilmek gibi. Onun için şeriat sahibinin onu açıklaması zorunlu değildir. Allah’ın, akılları bu noktada yönlendirdiği ve onları düşünmeye davet ettiği açıktır: قُلِ انْظُرُوا مَاذَا فِي السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ De ki: Göklerde ve yerde neler olduğuna bir bakınız (10/Yûnus 101); أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا Düşünmüyorlar mı? (7/A’râf 184) ve bunlara benzer nice âyetler, akılların onu tanımaya yönelik faaliyetini teşvik etmektedir.
3. Bir kısmının Yüce Allah tarafından açıklanması zorunludur. Kendi şeriatine mahsus yasamaların ana kaidelerini belirtmek gibi.
4. Şerîat Sahibi tarafından açıklanan ilkeler çerçevesinde ulaşılabilmesi mümkün olan konular. Bu da ahkâmın furûâtı gibi şeylerdir.
Buna göre, insanlar açıklanması yasak olmayan konulardan biri hakkında ihtilâfa düştüklerinde, kişi içtihat ve hikmeti gereği bu konudaki hükmünü açıklamak ya da açıklamamak konusunda muheyyerdir. Öyle ise, Yüce Allah’ın: وَ ِلاُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ الَّذِي تَخْتَلِفُونَ فِيهِ Kendisinde ihtilâfa düştüğünüz bazı konuları açıklayayım diye (43/Zuhruf 63) sözüyle bunların tamamı kast edilmiş değildir. Bu, içinden asabiyeti atabilen için apaçık bir hakikattir. Şairin:
61- أوْ يَرْتَبِطْ بَعْضَ النُّفُوسِ حِمَامُهَا
61- Ya da bazı kişileri imamları kendisine bağlar
sözünde kast ettiği ise, kendisidir.
Anlamı: Ya da birileri beni öldürür demektir. Fakat şair, bunu açık olarak değil, tariz yoluyla söylemiştir; çünkü, insanların geneli kendi ölümünü uzak görme eğilimindedir. Dolayısıyla kendi ölümünden söz etmek istemezler.
el-Halîl şöyle der: رَأَيْتُ غُرْباَناً تَتَبَعَّضُ : Birbirini yiyen kargalar gördüm deyimi de bunun gibidir. بَعُوض Sivrisinek kelimesi de بَعْض sözcüğünden alınmıştır. Bu da onun diğer hayvanlara göre cisminin çok küçük oluşundandır.