ب ر ز (BRZ)
B-r-z
Allah buyurur ki: لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ Kendilerine ölüm yazılmış olanlar uzanacakları yerlerde olurlardı (3/Âl-i İmrân 154); وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه ِ Calut ve ordusu ile karşılaştıklarında (2/Bakara 250). Ya da üstünlüğü ile ortaya çıkmak şeklinde olur. Bu ise, güzel, takdire şayan bir işle öne çıkmaktır. Kapalı, örtülü olan şeyin açılması, ortaya çıkması da bu fiille ifâde edilmektedir. Bu anlamda Allah buyurur ki: وَبَرَزُوا ِللّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ Tüm insanlar tek ve boyun eğdiren Allah’ın huzuruna çıkarlar (14/İbrâhîm 48); يَوْمَ هُمْ بَارِزُونَ O gün onlar meydana çıkarlar (40/Mu’min 16).
Yüce Allah’ın: وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ Cehennem de azgınların gözleri önünde dikilir (26/Şuarâ 91) sözü ise, onların cehenneme gösterileceklerine dikkat çekmektedir. تَبَرَّزَ فُلاَنٌ deyimi, def-i haceti ifâde etmekten kinâyedir. اِمْرأَةٌ بَرْزَةٌ namuslu kadın demektir, çünkü: O, iffetiyle üstünlük kazanmaktadır; yoksa lafzın bizzat kendisi bunu ifâde etmez.