ب ن ي (BNY)
B-n-a
بِنَاء , yapılan yapının adıdır. Allah buyurur ki: لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌ Onlar için odalar vardır; üstlerinde yapılmış odalar bulunan (39/Zümer 20).
بَنِيَّة kavramıyla Yüce Allah’ın Ev’i anlatılır. Allah buyurur ki: وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ Göğü gücümüzle biz kurduk (51/Zariyet 47); وَالسَّمَاءِ وَمَا بَنَاهَا Göğe ve onu yapana (91/Şems 5).
بُنْيَان tekildir; çoğul değildir; çünkü: Yüce Allah onu şöyle kullanmaktadır: لاَ يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذِي بَنَوْا رِيبَةً فِي قُلُوبِهِمْ Yaptıkları o yapıları kalpleri paralanana kadar, yüreklerinde bir kuşku kaynağı olmaya devam edecektir (9/Tevbe 110); كَأَنَّهُم بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlıyarak (61/Saf 4); قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَاناً Onun için bir bina yapın (37/Sâffât 97). Bazıları بُنْياَن kelimesinin بُنْياَن nin çoğulu saymışlardır. Bu da شَعِير- شَعِيرَة ، تَمْرٌ -تَمْرَةٌ ، نَخْلٌ - نَخْلَةٌ gibidir. Bu tür cemiler, hem müzekker hem de müennes için kullanılır.
اِبْن (oğul) kelimesinin aslı بَنَو ’dur. Çünkü çoğulunda أَبْناَء küçültmesinde بُنَيّ şekline dönüşmektedir. Allah buyurur ki: يَا بُنَيَّ لاَ تَقْصُصْ رُؤْيَاكَ عَلَى إِخْوَتِكَ Yavrucuğum! Bu rüyanı kardeşlerine anlatma; (12/Yûsuf 5); يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ Yavrucuğum! Ben uykuda iken seni kestiğimi görüyorum (37/Sâffât 102).
Lokman oğluna öğüt vererek: يَا بُنَيَّ لا تُشْرِكْ بِاللَّهِ Oğulcuğum! Allah’a ortak koşma (31/Lokmân 13). Yavrucuğum şeytana tapma! Böyle demesinin nedeni, onun babası için bir bina oluşundandır; çünkü: Onu yapan babadır. Cenab-ı Allah, kendisini, onun icadında bir bina kılmıştır. Bir şeyin herhangi bir yönünden kaynaklanan, terbiyesinden geçen, çok aranan, çok hizmet eden ya da işini gören kişi için onun oğlu denir.: فُلاَنٌ اِبْنُ الْحَرْبِ، واِبْنُ السَّبِيل ، اِبْنُ الَّليْلْ، َاِبْنُ الْعِلْمِ denir ki, bu sıra ile kişinin savaş, yolculuk, gece ve ilimle yakın temasını ifâde eder. Şair şöyle der:
68- جَمِيعًا وَمَعْرُوفٍ ألَمَّ وَمُنْكَر أُولاَكَ بَنُو خَيْرٍ وَشَرٍّ كِلَيْهِمَا
68- Bunlar hem iyiliğin hem de kötülüğün her ikisinin çocuklarıdır;
Hepsi. Tanınan gelsin veya tanınmayan gelsin fark etmez.
فُلاَنٌ اِبْنُ بَطْنِهِ واِبْنُ فَرْجِهِ Falan karnının ve şehvetinin oğludur deyimleri kişinin tüm arzusunun bu ikisinde odaklandığını gösterir. واِبْنُ يَوْمِهِ deyimi de günlük takılan, yarınını düşünmeyen kişi için söylenir. Allah buyurur ki: وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌ ابْنُ اللّهِ وَقَالَتْ النَّصَارَى الْمَسِيحُ ابْنُ اللّهِ Yahudiler: Uzeyr, Allah’ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da: Mesih (İsa) Allah’ın oğludur, dediler (9/Tevbe 30); إِنَّ ابُنِي مِنْ أَهْلِي Şüphesiz Oğlum ailemdendir (11/Hûd 45); إِنَّ ابْنَكَ سَرَقَ Oğlun hırsızlık yaptı, (12/Yûsuf 81).
اِبْن kelimesinin çoğulu أَبْناَء وَبَنُون şeklindedir. Allah buyurur ki: وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً ve eşlerinizdende size oğullar ve torunlar yarattı (16/Nahl 72) يَا بَنِيَّ لاَ تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ Yavrularım, tek bir kapıdan girmeyiniz (12/Yûsuf 67); يَا بَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ Ey Âdemoğulları, her mescide girişinizde güzel elbiseler giyiniz (7/A’râf 31); يَا بَنِي آدَمَ لاَ يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ Ey Âdemoğulları, sizleri de ayartıp tuzağa düşürmesin (7/A’râf 27).
اِبْن kelimesinin müennesi, اِبْنَةٌ - بِنْتٌ şeklinde gelir. Yüce Allah: هَـؤُلاء بَنَاتِي هُنَّ أَطْهَرُ لَكُمْ işte kızlarım, onlar sizin için daha temizdir (11/Hûd 78) ve Soydaşları: لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فِي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّ Biliyorsun ki, bizim kızlarınızda bir hakkımız yok (11/Hûd 79) âyetlerinde geçen بَناَت (kızlar] kelimesi, denmiştir ki:
Hz. Lut, Kavminin büyüklerine seslenmiş ve onlara kızlarını teklif etmiştir; Belde halkının tümüne değil. Bu, zaten birkaç kızını, büyük bir topluluğa arz etmesi açısından da imkânsızdır. Aksine bu بَناَت (kızlar) kelimesi ile ümmetinin kadınlarına işaret etmiş ve onları kendi kızları diye adlandırmıştır; çünkü, kendisi bir peygamberdir ve her peygamber ümmeti için baba konumundadır. Hatta peygamber daha önce “أَب ” maddesinde geçtiği gibi, anne-babadan daha büyük ve daha değerlidir, diyenler de olmuştur. Yüce Allah’ın: وَيَجْعَلُونَ لِلّهِ الْبَنَاتِ Onlar, Allah’a kız çocuklarını mal ederler ki (16/Nahl 57) sözü, onların, Allah hakkında söylediklerini hikaye etmekte ve onların: Melekler, Allah’ın kızlarıdır sözünü aktarmaktadır.