ب س ر (BSR)
B-s-r
مَاءٌ بَسَرٌ kaynağından alınan ve henüz dinlenmemiş su demektir. İyileşmeden kabuğu soyulan yaraya da بَسْرٌ denmektedir. Henuz yetişmemiş olan hurma için ise, بُسْر kelimesi kullanılmaktadır. Allah buyurur ki: ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı (74/Müddessir 22). Bu âyette geçen بَسَرَ kelimesi, zamanı gelmeden ve vaktinden önce suratını astı demektir.
Eğer dense ki Yüce Allah’ın: وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌ O gün birtakım suratlar da asıktır (75/Kıyamet 24) sözünde geçen باَسِرَة kelimesi onların zamanından önce yüzlerini astıkları anlamında değildir. Onlara cevabım şu olur: Bu da, zamanından önce söylenen sözler kapsamındadır. Denmiştir ki: Bu ifâde, onların henüz ateşe varmadan yaşadıkları acıyı, sıkıntıyı ifâde etmeye işaret olduğundan özellikle بُسْر kelimesi kullanılmıştır ki, onların acılarının uzaktan kendilerini yakalayacağına dikkat çekmektedir. Bu zorlanma bağlamında meydana gelen bir durum ve zamanı gelmeden önce yapılan bir iş konumundadır. Yüce Allah’ın: تَظُنُّ أَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ Bel kırıcı bir belaya uğrayacakları kaygısını taşırlar (Kıyamet 25) sözü de bu anlamı desteklemektedir.