ب ر ا (BRÊ)
بُرْء و بَرَاء و تبَرِّي kelimelerinin aslı, hoşlanılmayan şeye yakın olmaktan uzak durmaktır. Bu nedenle kurtulmak, uzaklaşmak ve kirli işlere bulaşmamak anlamında بَرَأْتُ مِنَ الْمَرَضِ Hastalıktan kurtuldum, بَرِئْتُ مِنْ فُلاَنٍ Falandan alakamı kestim, وتَبَرَّأْتُ elimi çektim وأَبْرأْتُهُ مِنْ كَذَا şundan el çektirdim, وبَرَّأْتُهُ onun ilgisini kestim, وَرَجُلٌ بَرِيءٌ hiçbir suçu olmayan adam, وَقَوْمٌ بَرآءُ وبَرِيئُونَ hiçbir günâhı olmayan, tamamen günâhsız topluluk denmektedir.
Allah buyurur ki: بَرَاءةٌ مِنَ اللّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ Kendileri ile aranızda antlaşma bulunan müşriklere Allah ve Peygamber’i tarafından yöneltilen bir ilişki kesme ihtarıdır (9/Tevbe 1); اِنَّ اللّهَ بَرِيءٌ مِنَ الْمُشْرِكِينَ وَرَسُولُهُ Allah ve Peygamber’i ile müşrikler arasında her türlü ilişki kesilmiştir (9/Tevbe 3); أَنتُمْ بَرِيئُونَ مِمَّا أَعْمَلُ وَأَنَا بَرِيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ Benim işlediklerim ile sizin bir ilginiz olmadığı gibi, sizin işlediklerinizle de benim bir ilgim yoktur (10/Yûnus 41); إِنَّا بُرَاَءُ مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ , Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız (60/Mümtehine 4); َإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ ِلاَبِيهِ وَقَوْمِهِ إِنَّنِي بَرَاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَ Bir zaman İbrahim babasına ve kavmine demişti ki; Ben sizin taptıklarınızdan uzağım (43/Zuhruf 26); فَبَرَّأَهُ اللَّهُ مِمَّا قَالُوا Allah onu, onların dedikleri şeyden temize çıkardı (33/Ahzâb 69); إِذْ تَبَرَّأَ الَّذِينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذِينَ اتَّبَعُوا Kendilerine uyulanlar (liderler), kendilerine uyanlardan uzaklaşıkları zaman (2/Bakara 166).
بَارِئ kelimesi ise, sadece Yüce Allah’ın bir vasfı olarak kullanılır. Şöyle ki: هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ O yaratan, yoktan var eden, varlıklara şekil veren Allah’tır (59/Haşr 24); فَتُوبُوا إِلَى بَارِئِكُمْ Gelin, kendi yaratıcınıza tövbe edin (2/Bakara 54).
بَرِيَّة ise, halk demektir. Deniyor ki: Bunun aslı hemzeli idi, sonra hemzesi terk edildi. Kimileri ise, bu بَرَيْتُ الْعُودَ sözünden alınmıştır. بَرِيَّة kelimesinin bu adı alması onun بَرِى yani topraktan gelmiş olmasındandır. Bu bağlamda Allah buyurur ki: هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِنْ تُرَابٍ Sizi topraktan yaratan odur (40/Mu’min 67); أُوْلَئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِ Onlar halkın en hayırlılarıdır (98/Beyyine 7); هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِ Onlar da halkın en şerlileridir (98/Beyyine 6).