ب ل س (BLS) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Umutsuzluğa kapılmak, umudunu kaybetmek, (ruhen) yıkılmak, yaslı olmak, doğru yolu veya gidişatı görememekten dolayı sessiz/kafası karışık/şaşkın olmak, pişman olmak/üzülmek

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

مُبْلِسُونَ3 kez

En'am 6:44مُبْلِسُونَmublisūnebütün umutlarını yitirdiler

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ

fe lemmā nesū mā ƶukkirū bihi feteHnā ǎleyhim ebvābe kulli şey'in Hattā iƶā feriHū bimā ūtū eḣaƶnāhum beğteten fe iƶā hum mublisūne

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Mü'minun 23:77مُبْلِسُونَmublisūneşaşkın ve umutsuz kalırlar

حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ اِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

Hattā iƶā feteHnā ǎleyhim bāben ƶā ǎƶābin şedīdin iƶā hum fīhi mublisūne

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

Zuhruf 43:75مُبْلِسُونَmublisūneumutsuzdurlar

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

lā yufetteru ǎnhum ve hum fīhi mublisūne

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

يُبْلِسُ1 kez

Rum 30:12يُبْلِسُyublisuhayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşerler

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ

ve yevme teḳūmu s-sāǎtu yublisu l-mucrimūne

Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.

لَمُبْلِسِينَ1 kez

Rum 30:49لَمُبْلِسِينَle mublisīneumutsuz(dular)

وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ مِنْ قَبْلِهِ لَمُبْلِسِينَ

ve in kānū min ḳabli en yunezzele ǎleyhim min ḳablihi le mublisīne

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.