Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ
ve yevme teḳūmu s-sāǎtu yublisu l-mucrimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kıyâmetin koptuğu gün, suçlular, rahmetten meyûs olurlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve kıyâmetin koptuğu gün, suçlular, rahmetten meyûs olurlar.
Adem Uğur
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
Ahmed Hulusi
O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.
Ahmet Tekin
Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar, ümitsizlik içinde susacaklar.
Ahmet Varol
Kıyametin koptuğu gün suçlular umutsuz kalırlar.
Ali Bulaç
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Ali Fikri Yavuz
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar (hayretler içinde) ümidlerini kesib susarlar.
Ali Rıza Safa
Ve evrenlerin sonu gelip çattığı gün, suçlular, tüm umutlarını yitirirler.
Bayraktar Bayraklı
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar büsbütün ümitlerini kaybedeceklerdir.
Bekir Sadak
Kiyamet koptugu gun suclular umutsuz kaliverirler.
Celal Yıldırım
Kıyamet saati gelip çattığı gün suçlu günahkârlar umutsuz olurlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar ümitsiz ve şaşkın kalıverecekler.
Diyanet İşleri
Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Kıyamet koptuğu gün suçlular umutsuz kalıverirler.
Diyanet Vakfi
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar (ümitsizlik içinde) susacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kıyamet saatinin gelip çattığı gün suçlular, her ümidi keserler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O kıyamet çattığı gün, suçlular bütün ümitlerini kaybederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O saat çattığı gün mücrimler her ümidi keserler
Erhan Aktaş
Sa'at'in gerçekleştiği O Gün, mücrimler umutlarını kaybederler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sa'atin gerçekleştiği gün, mücrimler umutlarını kaybederler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Saatin gerçekleştiği gün, suçlular umutlarını kaybederler.
Fizilal-il Kuran
Kıyamet kopacağı gün suçlular ümitsizlik içinde susarlar.
Gültekin Onan
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.
Hamdi Döndüren
Kıyametin kopacağı gün, suçlular umutsuzluk içinde susarlar.
Hasan Basri Çantay
Kıyametin kopacağı gün günahkarlar (huccetden ümidlerini keserek) susacak (lar) dır.
Hasib Asutay
Kıyametin kopacağı gün, suçlular (umutsuzluk içinde) susacaklardır.
Hayrat Neşriyat
Kıyâmetin kopacağı gün, günahkârlar (ümidsizlik içinde) susar.
İbni Kesir
Kıyametin kopacağı gün, suçlular susacaklardır.
Mehmet Okuyan
O (Son) Saat’in yaşanacağı gün, suçlular ümitsizlik içinde olacaklardır.
Muhammed Esed
Ve Son Saat gelip çattığında günaha saplanmış olanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır:
Mustafa İslamoğlu
Ve Son Saat'ın gelip çattığı gün, suçlular tüm umutlarını yitirecekler:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o gün ki, Kıyamet kopar, günahkârlar susup duracaklardır.
Ömer Öngüt
O saat başladığı (kıyamet koptuğu) gün, günahkârlar (korku ve ümitsizlik) içinde susup kalırlar.
Suat Yıldırım
Kıyamet koptuğu gün, o suçlu kâfirler ümitlerini tamamen kesip susarlar.
Süleyman Ateş
(Duruşma) Saat(i) başladığı gün, suçlular (umutsuzluk içinde) susarlar.
Süleymaniye Vakfı
O saatin geldiği gün, suçlular umutlarını tamamen kaybederler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kıyamet saati geldiğinde suçluların umutları bitecektir.
Şaban Piriş
Kıyametin koptuğu gün, suçlular susup kalacaklardır.
Tefhim-ul Kuran
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkârlar umutsuzca yıkılırlar.
Ümit Şimşek
Kıyametin koptuğu gün mücrimlerin hiçbir ümidi kalmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Kıyametin kopacağı gün, günahkarlar sus pus olacaklardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O Saatın gələcəyi gün günahkarlar ümidlərini itirəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Qiyamət qopacağı gün günahkarlar mat-məətəl qalacaqlar. (Özlərini təmizə çıxarmaq üçün heç bir dəlil, sübut gətirə bilməyəcəklər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn die Stunde des Jüngsten Gerichts kommt, werden die Frevler völlig verzweifelt sein.
Almanca — Der Edle Quran
Und am Tag, da sich die Stunde erhebt, werden die Übeltäter ganz verzweifelt sein.
Almanca — M. A. Rassoul
Und an dem Tage, da die Stunde herankommt, werden die Schuldigen von Verzweiflung überwältigt sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und an dem Tag, wenn die Stunde anschlägt, schweigen die schwer Verfehlenden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And on the Day the Final Hour has come, the wicked shall despair of making an earnest supplication begging and imploring Allah's forgiveness.
Abdul Haleem
On the Day the Hour arrives, the guilty will despair
Abdullah Yusuf Ali
On the Day that the Hour will be established, the guilty will be struck dumb with despair.
Abul A'la Maududi
On that Day when the Hour will come to pass, the criminals shall be dumbfounded.
Aisha Bewley
On the Day the Hour arrives the evildoers will be in despair.
Al-Hilali & Khan
And on the Day when the Hour will be established, the Mujrimûn (disbelievers, sinners, criminals, polytheists) will be plunged into destruction with (deep regrets, sorrows, and) despair.
Ali Quli Qarai
And when the Hour sets in, the guilty will despair.
Amatul Rahman Omar
And on the day when the (promised) Hour (of Reckoning) will arrive those who have cut their ties (with Allâh and were lost in sin) will be confronted with despair.
Arthur John Arberry
Upon the day when the Hour is come, the sinners shall be confounded
Bijan Moeinian
When it comes the time that all should stand in front of the Lord, the guilty ones are for the shock of their life.
E. Henry Palmer
And on the day when the Hour shall rise, the sinners shall be confused;
Edip-Layth
The day when the moment will be established, the criminals will be in despair.
George Sale
And on the day whereon the hour shall come, the wicked shall be struck dumb for despair:
Hamid S. Aziz
Allah originates creation, then reproduces it, then to Him will you be returned.
Mahmoud Ghali
And on the Day when the Hour comes up, the criminals will be dumbfounded.
Marmaduke Pickthall
And in the day when the Hour riseth the unrighteous will despair.
Mohamed Ahmed - Samira
The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
Muhammad Asad
And when the last Hour dawns, those who were lost in sin will be broken in spirit
Mustafa Khattab
On the Day the Hour will arrive, the wicked will be dumbstruck.
Progressive Muslims
And the Day when the Hour will be established, the criminals will be in despair.
Sahih International
And the Day the Hour appears the criminals will be in despair.
Sam Gerrans
And the day the Hour strikes, the lawbreakers will despair,
Shabbir Ahmed
And on the Day when the Hour will come those who have committed crimes against humanity, will be struck with despair.
Syed Vickar Ahamed
And on the Day when the Hour will be established, the criminals will sink deep in despair.
Taqi Usmani
On the day when the Hour (Qiyāmah : the Day of Judgement)) will take place, the guilty will be taken aback in grief and despair.
The Monotheist Group
And the Day when the Hour will be established, the criminals will be in despair.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et le jour où lʹHeure arrivera, les criminels seront frappés de désespoir.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Roja ku qiyamet radibe, gunehkar bêhêvî û bêdeng dimînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En op de dag dat het uur aanbreekt zullen de boosdoeners in wanhoop terneergeslagen zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En op den dag waarop het uur zal komen, zullen de zondaren stom van wanhoop worden.
Hollandaca — Siregar
En op de Dag waarop het Uur valt wanhopen de zondaren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
В тот день, когда наступит Час [День Суда], отчаются бунтари [многобожники] (в спасении от наказания Аллаха).
Rusça — Osmanov
И в тот день, когда настанет [Судный] час, грешники будут в отчаянии.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när den Yttersta stunden är inne får de obotfärdiga syndarna låta hoppet fara;