س ق ي (SGY)
S-k-y
إسْقَاء formuna örnekler: وَأَسْقَيْنَاكُمْ مَاءً فُرَاتًا : Ve size tatlı bir su içirdik (77/Murselât 27); فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ : Sizi onunla suladık (15/Hicr 22); yani onu sizin için içecek yaptık. نُسقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهَا : Karınlarının içindekinden size içiriyoruz (23/Mü’minûn 21) âyetinde geçen نَُسْقِيكُمْ fiili, nûn harfinin fethası ve zammıyla okunmuştur. Sulama hissesine ve sulanan araziye سِقْي denir. Zira her ikisi de نِقْض /İptal edilmiş formu gibi mef’ûl anlamındadırlar.
إِسْتِسْقَاء içmek veya sulamak için su talep etmektir: وَإِذِ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِهِ : Bir zamanlar Musa, toplumu için su istemişti (2/Bakara 60). سِقَاء : İçilen şeyin konulduğu kaptır. أَسْقَيْتُكَ جِلْدًا : Su kabı yapman için sana bir deri verdim. جَعَلَ السِّقَايَةَ فِي رَحْلِ أَخِيهِ : Sikaye’yi/Su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu (12/Yûsuf 70) âyetinde geçen سِقَايَة kelimesi, صُوَاعُ الْمَلِكِ /kralın ölçeği, diye isimlendirilen kaptır. Ona, سِقَايَة denilmesi, kendisiyle su içildiğine; صُوَاع denilmesi ise kendisiyle ölçüldüğüne dikkat çekmek içindir.