Sözlük

س ح ب (SḪB)

S-h-b

سَحْب ’in asıl anlamı, sürüklenmektir; eteğin/kuyruğun ve insanın yüzüstü sürüklenmesi gibi. سَحَاب /Bulut kelimesi de bu anlamdan alınmıştır. Bulutun bu ismi alması, ya rüzgârın onu sürüklemesinden veya onun, suyu taşımasından, ya da sürüklenerek geçmesinden dolayıdır. Allah buyurur ki: يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلَى وُجُوهِهِمْ : O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler (54/Kamer 48); يُسْحَبُونَ * فِي الْحَمِيمِ : Kaynar su içinde sürükleneceklerdir (40/Mü’min 71-72). فلاَنٌ يَتَسَحَّبُ علَى فُلاَنٍ sözü, يَتَبَخْتَرُ : Falan kişi falan kişiye karşı kibir taslıyor, sözü gibidir.

İçinde su olsun veya olmasın, buluta سَحَاب denir. Bundan dolayı “ سَحَابٌ جَهَامٌ /Susuz bulut” denir. Allah buyurur ki: أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا : Görmedin mi Allah bulutları sürer (24/Nûr 43); حَتَّى إِذَا أَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالاً : Onlar (rüzgârlar), ağır/yüklü bulutları yüklenince (7/A’râf 57); وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَ : ...ve ağır/yüklü bulutları oluşturuyor (13/Ra’d 12).

Kimi zaman سَحَاب /bulut lafzı zikredilir, fakat onunla benzetme yoluyla gölge ve karanlık kastedilir. Allah buyurur ki: أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُّجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ : Onların amelleri, engin denizdeki karanlıklara da benzer. Üst üste dalgaların kapladığı bir deniz. Daha üstünde de bulutlar var. Birbiri üstüne karanlıklar (24/Nûr 40).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →