ح ف ر (ḪFR)
H-f-r
Allah buyurur ki: أئِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ Biz yine eski hâlimize döndürülecek miyiz? (79/Nâziât 10); bu, geldiği yere tekrar geri gönderilen adam için söylenen bir deyimdir Yani: Biz öldükten sonra dirileceğiz öyle mi?
Kimisi ise şöyle yorumlar: حَافِرَة : Kişinin kendisi için kabir yaptığı yer (mezarlık) demektir; bu sözün anlamı da: Biz kazılmış yerlerde yani: kabirlerde olduğumuz hâlde tekrar geri mi getirileceğiz? Bu durumda فيِ اْلحَافِرَة ifâdesi, hâl konumunda bulunmuş olur.
رَجَعَ عَلىَ حَافِرَتِه ve رَجَعَ الشَيْخُ إِلَى حَافِرَتِه denir ki: Adam iyice ihtiyarladı manasına gelir. وَمِنْكُم مَنْ يُرَدُ إِلَى أرْذَلِ الْعُمُرِ Kiminizin ömrü en rezil/en güçsüz yaşlara kadar uzatılır (16/Nahl 70) âyetinde olduğu gibi.
اَلنَّقْدُ عِنْدَ الْحَافِرَة de nakit olarak satılan şey için söylenir. Bu, atın satılması hâlinde söylenen bir sözdür ve لاَ يَزُولُ حَافِرُهُ أوْ يُنْقَدَ ثَمَنُهُ parası ödenmeden toynağı kıpırdamaz denir.
حَفْر : Dişlerin birbirini yemesidir. حَفَرَ فُوهُ حَفْرًا de, أحْفَرَ المُهْرُ deyimleri de, tayın sunâî/ikili ve rubâî (dörtlü) olan ön dişleri düştü demektir.