ح ب ر (ḪBR)
H-b-r
فُلاَنٌ حُبِرَ deyimi, derisinde yara izi kaldı demektir.
Öte yandan حَبْر âlim adam demektir; çoğulu, أحْبَارٌ ’dır. Bu ismi almalarının nedeni, onların ilimlerinin ve örnek alınan davranışlarının insanların gönüllerinde etkili olmasındandır. Allah buyurur ki: اِتَّخَذُوا أحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّهِ Onlar Allah dışında hahamlarını, rahiplerini ve Meryemoğlu İsa’yı ilâh edindiler (9/Tevbe 31).
Mü’minlerin Emîri Hz. Ali de (ra) bu anlama işaret etmiştir: ألْعُلَمَاءُ بَاقُونَ مَا بَقِيَ الدَّهْرُ، أعْيَانُهُمْ مَفْقُودَةٌ، وَآثَارُهُمْ فِي اْلقُلُوبِ مَوْجُودَةٌ Âlimler, zaman durdukça bakidirler; onların kendileri kaybolup gider ama etkileri kalplerde daima mevcuttur.
Yüce Allah’ın: فِي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ Cennette bir bahçe içinde neşelendirilirler (30/Rûm 15) sözü ise, sevinirler, öyle sevinirler ki, yüzlerinde mazhar oldukları nimetlerin etkisi gözlenecek hâle gelir.