ح ر د (ḪRD̃)
H-r-d
حَرَد : Kızmak ve öfkelenmekten alıkoymaktır. Allah buyurur ki: وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ Ürünleri toplayacaklarından emin olarak erkenden gittiler (68/Kalem 25); yani: Bunu yapmaktan sakınabilirlerdi, buna güçleri yeterdi. نَزَلَ فُلاَنٌ حَرِيدًا de toplulukla düşüp kalkmaktan sakındı. هُوَ حَرِيدُ الْمَحَلِّ de, yeri topluluktan uzak kişi demektir. حَارَدَتِ السَّنَةُ وَالنَّاقَةُ : Senenin yağmurunun kıt olması ve sütü azalan dişi deve demektir.
حَرِدَ fiili, öfkelendi manasına gelir. حَرَّدَهُ كَذَا kızdırmak demektir. بَعِيرٌ أحْرَدُ : Ön ayaklarının birinde aksaklık olan devedir. حُرْدِيَّة de, hayvanları soğuk ve rüzgârdan korumak için etrafı çitlerle çevrilmiş yer demektir.