Sözlük

ح ر س (ḪRS)

H-r-s

Allah buyurur ki: فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَساً شَدِيداً Orayı sert bekçilerle ve göktaşları ile dopdolu bulduk (72/Cin 8). حَرَس ve حُرَّاس kelimeleri yeri koruyan/bekçi anlamına gelen حَارِس ’in çoğuludur. حَرْز ve حَرْس kelimeleri ise, telâffuz yakınlıkları kadar mana açısından da yakındır. Şu farkla ki, حَرْز daha çok para ve eşya için kullanılır, حَرْس ise, daha çok mekânlar için kullanılır. Şair şöyle der:

109- فَبَقِيتُ حَرْسًا قَبْلَ مَجْرَى دَاحِسٍ

لَوْ كَانَ لِلنَّفْسِ اللَّجُوجِ خُلُودُ

109- Dâhis’in geçmesinden önce bekçi olarak kaldım;

Keşke bu nefesi sonsuza dek burada harcasaydım.

Deniyor ki: Manası: Harsen, yani, dehran (uzun zaman) demektir. Eğer, hars kelimesinin uzun zaman anlamına geldiğinin delili sadece bu beyit ise, bu onu göstermez; çünkü: Bunun, hâl yerine kullanılmış bir mastar olma ihtimali de vardır. Yani: Bekçi olarak kaldım. Uzun zaman ve süre anlamında kullanıldığı, hars kelimesinden değil, sözün anlamından anlaşılmaktadır.

أحْرَسَ fiilinin manası ise: Olmak (oluşmak) manasını taşıyan diğer kalıplar gibi, korunak sahibi olmak demektir. حَرِيسَةُ الْجَبَلِ : Dağda geceleyin beklenen şey manasına gelir. Ebû Ubeyde der ki: حَرِيسَة bizzat مَحْرُوسَة korunanın kendisidir. حَرِيسَة nin çalınan şey olduğu söylenmiştir. حَرَسَ يَحْرُسُ حَرْسًا fiili bu anlamdadır. Bunun حَرِيسَة kelimesinden alındığı da düşünülebilir; çünkü: Arapların onu hırsızlık anlamında kullandıkları sabittir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →