ح ر س (ḪRS)
H-r-s
109- فَبَقِيتُ حَرْسًا قَبْلَ مَجْرَى دَاحِسٍ
لَوْ كَانَ لِلنَّفْسِ اللَّجُوجِ خُلُودُ
109- Dâhis’in geçmesinden önce bekçi olarak kaldım;
Keşke bu nefesi sonsuza dek burada harcasaydım.
Deniyor ki: Manası: Harsen, yani, dehran (uzun zaman) demektir. Eğer, hars kelimesinin uzun zaman anlamına geldiğinin delili sadece bu beyit ise, bu onu göstermez; çünkü: Bunun, hâl yerine kullanılmış bir mastar olma ihtimali de vardır. Yani: Bekçi olarak kaldım. Uzun zaman ve süre anlamında kullanıldığı, hars kelimesinden değil, sözün anlamından anlaşılmaktadır.
أحْرَسَ fiilinin manası ise: Olmak (oluşmak) manasını taşıyan diğer kalıplar gibi, korunak sahibi olmak demektir. حَرِيسَةُ الْجَبَلِ : Dağda geceleyin beklenen şey manasına gelir. Ebû Ubeyde der ki: حَرِيسَة bizzat مَحْرُوسَة korunanın kendisidir. حَرِيسَة nin çalınan şey olduğu söylenmiştir. حَرَسَ يَحْرُسُ حَرْسًا fiili bu anlamdadır. Bunun حَرِيسَة kelimesinden alındığı da düşünülebilir; çünkü: Arapların onu hırsızlık anlamında kullandıkları sabittir.