ح ر ف (ḪRF)
H-r-f
Allah buyurur ki: وَمِنَ النَّاسِ مَن يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ İnsanlardan kimi de Allah’a dil ucuyla kulluk eder (22/Hac 11); bu ifâde sonra geleni ile açıklanmış olabilir:فَإِنْ أصَابَهُ خَيْرٌ اِطْمَأنَّ بِهِ وَإِنْ أصَابَتْهُ فِتْنَةٌ اِنْقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ Eğer işleri iyi giderse hoşnut olur. Fakat imtihan amaçlı bir sıkıntı ile karşılaşırsa, sırt çevirir (22/Hac 11); aynı anlamda: مُذَبْذَبِينَ بَيْنَ ذَلِكَ İki taraf arasında yalpalarlar (4/Nisâ 143) âyeti vardır.
انِْحَرَفَ عَنْ كَذَا، تَحَرَّفَ ve اِحْتَرَفَ fiilleri de bu manaya yakındır. اِحْتِرَاف ise kazanç için bir meslek elde etmeye çalışmaktır. حِرْفَة de, meslek olup kişiden ayrılmayan durumudur. قِعْدَة ve جِلْسَة fiilleri gibi.
مُحَارِف : Mal-mülkün boşadığı mahrum yoksul kişidir. Bir şeyi tahrif etmek, onu eğip/bükmektir. Kalemin tahrifi, sözün tahrifi gibi. Bu; sözü, iki anlama gelebilecek şekilde ortaya koymaktır.
Allah buyurur ki: يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِهِ Kelimelerin yerlerini değiştirerek (4/Nisâ 46); يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِهِ Kelimelerin bir kısmının yerlerini değiştirerek (5/Mâide 41); ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ Sonra anlamına akılları yattıktan sonra, onu bile bile değiştirirlerdi (2/Bakara 75).
حِرْف ise, içinde sıcaklık ve acı bulunan şeydir. Bu sanki, tatlılık ve sıcaklıktan sapmış gibi bir anlama işaret eder. طَعَامٌ حِرِّيفٌ (hem sıcak hem acı yemek) deyiminin anlamı da bundandır. Peygamberden rivâyet edilmiştir ki: نَزَلَ اْلقُرْآنُ عَلَى سَبْعَةِ أحْرُفٍ Kur’ân yedi harf üzere gönderilmiştir. Bu konu, Kur’ân’ın faydalarına dikkat çeken risalede uzun uzadıya incelenmiştir.