Sözlük

ح ت م (ḪTM)

H-t-m

حَتْم : Belirlenmiş olan kazadır. حَاتِم ise, kesin ayrılığı getirdiğine inanılan kargadır. [Allah buyurur ki: وَإِنْ مِنْكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّا : Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır (19/Meryem 71). Bu âyette geçen حَتْم kelimesi bir şeyi kesin emretmek manasında kullanılan حَتَمَ اْلأَمْرَ fiilinin mastarıdır. Bu kelime gerektiren, zorunlu kılan şeye isim olmuştur. Buna göre âyetin anlamı: Onların cehenneme varışı Allah üzerinde vaciptir; bir zorunluluktur. Allah onu kendi kendine vacip kılmış ve ona hükmetmiştir. Ondan başkasının olmaması için kesin kararlıdır, şeklinde olur.

Yüce Allah bir şeyin olacağını tehdit bağlamında söylediğinde artık ondan başkasının olması imkansız hâle geldiğinden onun bu sözü bir zorunluluk gibi kabul edilir. Cümlenin asıl vurgusu kaçınılmazlık üzerinde yoğunlaştığından bundan maksadın yemin olduğu da söylenmiştir. Çünkü yemin bir şeyin kesinliğini belirtmek, ihtimal ve şüpheye yer olmadığı bildirmek için yapılır.

Resûlullah buyurur ki: طَلَبُ اْلفِقْهِ حَتْمٌ وَاجِبٌ عَلَى كُلِ مُسْلِمٍ : Kişinin Din konusunda lehinde ve aleyhinde olanları bilmesi her müslüman için kesin bir zorunluluktur.

Ukbe b. Âmir el-Ensârî şöyle der: لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَدَعَ الأُضْحِيَّةَ وَإِنِّى لَمِنْ أَيْسَرِكُمْ مَخَافَةَ أَنْ تَحْسَبَ النَّفْسُ أَنَّهَا عَلَيْهَا حَتْمٌ وَاجِبٌ : Ben sizin en hâli vakti yerinde olanınız olmama rağmen kurban kesmeyi bırakmayı düşünüyorum. Çünkü bunun tarafımdan yapılması kaçınılmaz bir zorunluluk gibi sanılmasından endişe ediyorum.]

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →