Sözlük

ح د ث (ḪD̃S̃)

H-d-s

حُدُوث : Araz olsun, cevher olsun, bir şeyin başta yok iken sonradan var olmasıdır. إِحْدَاث ise: Bir şeyi icat etmektir. Cevherleri ihdas etmek, ancak Yüce Allah tarafından gerçekleştirilebilir. مُحْدَث : Yok iken, sonradan icat edilen şeydir. Bu da ya bizzat kendisinde söz konusu olur ya da yeniliği bir başkasının yanında meydana gelmesi itibariyledir.

أحْدَثْتُ مِلْكاً yeni bir güç elde ettim deyimi bundandır. Allah buyurur ki: مَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ ربِّهِمْ مُحْدَثٍ Onlar Rabb’lerinden gelen her yeni uyarıyı (21/Enbiyâ 2). Her yeni ortaya çıkan iş veya söze de مُحْدَث denir. Allah buyurur ki: حَتَّى أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْراً Ben sana onun hakkında açıklama yapana kadar (18/Kehf 70); لَعَلَّ اللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أمْراً Bilemezsin, olur ki, Allah bunun ardından (gönlünüzde sevgi gibi) bir hâl meydana getirir (65/Talâk 1). Duyarak veya vahy yoluyla insana uyanıkken veya uykusunda gelen her söze حَدِيث adı verilir.

Allah buyurur ki: وَإِذْ أسَرَّ النَّبِيُّ إِلَى بَعْضِ أزْوَاجِهِ حَدِيثاً Peygamber, eşlerinden bazılarına gizlice bir söz söylemişti (66/Tahrîm 3); هَلْ أتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi? (88/Gaşiye 1); وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلأحَادِيثِ Beni olayları (ya da rüyaları) yorumlamaya ilişkin bazı bilgiler ile donattın (12/Yûsuf 101); yani: İnsanın rüyasında duyduğu şeyler.

Yüce Allah kendi kitabını da حَدِيث diye adlandırmıştır: فَلْيَأْتُوا بِحَدِيثٍ مِثْلِهِ Haydi onun gibi bir söz getirsinler (52/Tur 34); أفَمِنْ هَذَا الْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ Siz, bu söze mi hayret ediyorsunuz? (53/Necm 59); فَمَالِ هَـؤُلاَءِ الْقَوْمِ لاَ يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثاً Bu topluluğa ne oluyor da kendilerine söylenen sözü anlamaya yanaşmıyorlar? (4/Nisâ 78); حَتَّى يَخُوضُوا فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ Başka bir söze geçinceye kadar (6/En’âm 68); فَبِأيِّ حَدِيثٍ بَعْدَ اللَّهِ وَآيَاتِهِ يُؤْمِنُونَ Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar (45/Câsiye 6); وَمَنْ أصْدَقُ مِنَ اللّهِ حَدِيثاً Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir? (4/Nisâ 87).

Peygamber de: إنْ يَكُنْ فِي هَذِهِ اْلأُمَّةِ مُحَدَّثٌ فَهُوَ عُمَرُ Eğer bu ümmette bir muhaddes olsaydı, bu Ömer olurdu buyurmuştur. Burada Peygamber, مُحَدَّث derken, Yüceler Aleminden kendi gönlüne bir şeyler bırakılan kimseyi kastetmektedir. Allah buyurur ki: فَجَعَلْنَاهُمْ أحَادِيثَ Onları dillere düşürdük (34/Sebe’ 19); yani: Kendileriyle örnek verilen haberler.

حَدِيث : Meyvenin tane olanıdır. رَجُلٌ حَدَثٌ : Güzel konuşan/hoş sohbet adam demektir. حِدْثُ النِّسَاءِ kadınlarla konuşmaktan hoşlanan anlamına gelir. Konuşma anlamına gelen fiilin حاَدَثْتُهُ ، حَدَّثْتُهُ ، تَحَادَثوُا gibi formları vardır. صَارَ أُحْدُوثَة konuşulan biri oldu demektir. رَجُلٌ حَدَثٌ yeni adam ve حَدِيثُ السِّنِّ genç, toy deyimleri ise, aynı anlamdadır. حَادِثَة : İnsanın başına gelen olay/beladır; çoğulu, حَوَادِث ’tir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →