ن ج م (NCM)
N-c-m
Bitkinin ve görüşün ortaya çıkması da buna benzetilmiştir. Bu anlamda نَجَمَ النَّبْتُ وَاْلقَرْنُ Bitki ve boynuz ortaya çıktı. نَجَمَ لِي رَأْيٌ نَجْمًا ونُجُومًا Aklıma bir fikir geldi, bir düşünce doğdu, denmiştir.
نَجَمَ فُلاَنٌ عَلَى السُّلْطَانِ Falan adam, sultana/idareye karşı çıktı, yani, asi oldu.
نَجَّمْتُ الْمَالَ عَلَيْه Malı ona dağıttım. Bu, kişinin, her bir yıldız doğduğunda bir çocuğa vermediğini düşünmüş olmasını anlatır. Sonra bu ifâde, bir kişiyi ne takdir etmişse o kadarıyla savuşturmak için kullanılır olmuştur. Allah buyurur ki: وَعَلَامَاتٍ وَبِالنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ Daha birçok âlametler yarattı. İnsanlar geceleyin de Allah’ın yarattığı yıldızlarla yönlerini bulurlar (16/Nahl 16); فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِ Derken yıldızlara bir baktı (37/Sâffât88).
Yüce Allah’ın: وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَى Yükselmekte olan yıldıza ant olsun ki (53/Necm 1) sözüne gelince, deniyor ki: Bununla كَوْكَب yıldız kastedilmiştir. Bu âyette طُلُوع doğuş değil de هَوَي yükselme sözcüğünün kullanılmış olmasının nedeni, نَجْم yıldız kelimesinin doğuşu göstermiş olmasıdır.
Kimisine göre bu âyette geçen النَّجْمِ kelimesi, Süreyya takımyıldızıdır, Araplar, النَّجْمِ kelimesini mutlak anlamda kullandıklarında bununla Süreyya Takımyıldızını kast ederler. Misal:
طَلَعَ النَّجْمُ غُدَيَّهْ *** وَابْتَغَى الرَّاعِي شُكَيَّهْ
Sabahın erken saatinde Yıldız doğdu. Çoban da tulumunu aramaya koyuldu.
Bir başkası ise, bununla kastedilen, azar azar ve bölüm bölüm gelen Kur’ân’dır, der. Bu âyette geçen هَوَى lafzıyla da Kur’ân’ın gelişi kastedilmiştir.
Yine bu anlamda ele alınan âyetlerden biri de şudur: فَلاَ أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim (56/Vâkıa 75). Bu da iki şekilde yorumlanmıştır.
تَنَجُّم ise, yıldızlarla hükmetmektir.
Yüce Allah’ın: وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler (55/Rahmân 6) sözünde geçen وَالنَّجْمُ bitkilerin yerde yayılan, yukarı çıkmak için gövdesi bulunmayanlarıdır.
Kimisi de bu kelimeyle, yıldızlar kastedilmiştir, der.