ن ص ي (NṦY)
N-s-â
Yani, O, bunu yapabilme imkânına sahiptir. Allah buyurur ki: كَلاَّ لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ لَنَسْفَعَاً بِالنَّاصِيَةِ نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günâhkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz (96/Alak 15-16).
Hz. Aişe annemizin hadisinde deniyor ki: مَا لَكُمْ تَنْصُونَ مَيِّتَكُمْ Siz, ölülerinizin saçlarını nasıl uzatırsınız? Yani, neden onların saçlarını uzatıyorsunuz?
فُلاَنٌ نَاصِيَةُ قَوْمِهِ Falan adam kavminin perçemidir, sözü, onların başıdır, gözüdür, sözü gibidir.
اِنْتَصَى الشَّعَرُ ifâdesi, saç uzadı, demektir.
نَصْي ise, en iyi meralardan biridir. فُلاَنٌ نَصِيَةُ قَوْمِهِ Falan adam kavminin perçemidir, sözü, bu meraya benzetme yoluyla söylenmiştir; onların en seçkini demektir.