ن ب ط (NBŦ)
N-b-t
وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَى أُولِي اْلأَمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَهُ الَّذِينَ يَسْتَنْبِطُونَهُ مِنْهُمْ Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı (4/Nisâ 83).
Bu âyetteki يَسْتَنْبِطُونَهُ fiili ondan çıkarırlardı anlamındadır. Bu, suyu, madeni petrolü bulmak, çıkarmak anlamına gelen أَنْبَطْتُ كَذَا fiilinin اِسْتِفْعَال kalıbıdır.
نَبَط ise, bu şekilde çıkarılan sudur.
فَرَسٌ أَنْبَطُ Koltuk altı beyaz olan at demektir.
اَلنَّبَطُ ise, Irak’ın bitek topraklarında yaşayan ünlü bir kabiledir.