Sözlük

ن ف ر (NFR)

N-f-r

نَفْر : Sözcüğü, bir şeyden usandıktan, rahatsız olduktan sonra başka şeye kaçmak, bir şeyden korkup başka bir şeye kaçmak gibi. Bu anlama yakın da نَفَرَ عَنِ الشَّيْءِ نُفُورًا Bir şeyden hoşlanmadı, rahatsız oldu, nefret etti, denir. Allah buyurur ki: مَا زَادَهُمْ إِلاَّ نُفُورًا onların sırf ürküntülerini artırdı (Fatır 42); وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلاَّ نُفُورًا ancak onların nefretini artırmıştır (17/İsrâ 41).

Toptan savaşa çıkma da bu köktendir. Bu anlamda نَفَرَ إِلَى اْلحَرْبِ يَنْفُرُ وَيَنْفِرُ نَفَرًا fiili kullanılır. يَوْمُ النَّفْرِ seferberlik günü de bu köktendir.

Allah buyurur ki: مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انْفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى اْلأَرْض أَرَضِيتُمْ بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنَ اْلأَخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فِي اْلأَخِرَةِ إِلاَّ قَلِيلٌ إِلاَّ تَنْفِرُوا Size ne oldu ki, Allah yolunda cihada çıkın, denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa âhiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki âhiretin yanında ancak pek az bir şeydir. Eğer topluca savaşa katılmazsanız (9/Tevbe 38-39); انْفِرُوا خِفَافًا وَثِقَالاً İster hafif teçhizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun (9/Tevbe 41); وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَافَّةً فَلَوْلاَ نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَائِفَةٌ Mü’minlerin hepsinin birden top yekûn savaşa katılmaları uygun değildir. Her kabileden bir kısım insanlar da (9/Tevbe 122).

اِسْتِنْفَار : Topluluğu savaşa teşvik etmektir. Bu kelime aynı zamanda topluluğu savaştan kaçmaya teşvik etmek manasına da gelir. Bir de kaçış talep etmek anlamına gelir.

Yüce Allah’ın: كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri (74/Müdessir 50) sözündeki kelime ise, hem fethalı hem de esreli olarak okunmuştur. Fâ harfi esreli okunduğunda manası ürken/kaçan, fethalı okunduğunda ise, ürkütülen olacaktır.

النَفَرَ والنَفِير والنَفَرَة kelime formları ise, kaçabilme imkânı olan birkaç adam demektir.

مُنَافَرَة ise, böbürlenme, anlaşmazlık. uyuşmazlıktır. قَدْ أُنْفِرَ فُلاَنٌ deyimi, böyle bir uyuşmazlıkta üstün gelen kişidir.

Araplar, نُفِّرَ فُلاَنٌ ifâdesini, bir kişinin şeytanın kendisinden kaçacağına inandığı bir isim alması hâlinde kullanırlar.

Bedevi biri demiş ki: Ben doğduğumda babama denmiş ki: نَفِّرْ عَنْهُ İnsanları ondan soğut. O da bana: قُنْفُذْ kirpi adını ve أبوُ الْعَدَّاءِ koşucu künyesini vermiştir.

نَفَرَ اْلجِلْدُ Deri şişti. Ebû Ubeyde der ki: Bu, bir şeyin bir şeyden nefret etmesidir. Yani, ondan uzaklaşması ve uzak durmasıdır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →