ن ك ر (NKR)
N-k-r
Bu kavram bazen, sadece dil ile inkâr etmek anlamında kullanılır. Dil ile inkârın sebebi de kalp ile inkârdır. Şu kadar var ki, bazen dille inkâr edilen bir şey kalpte olduğu gibi mevcuttur. Bu durumda kişi yalan söylemiş olur. Yüce Allah’ın şu sözleri buna işaret eder: يَعْرِفُونَ نِعْمَةَ اللَّهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا Hem Allah’ın nimetini bilirler, sonra da onu inkâr ederler, (16/Nahl 83); أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar? (23/Mü’minûn 69); وَيُرِيكُمْ آَيَاتِهِ فَأَيَّ آَيَاتِ اللَّهِ تُنْكِرُونَ O size âyetleri göstermektedir. Allah’ın hangi âyetlerini inkâr ediyorsınuz (40/Mü’min 81).
مُنْكَر : Sağlıklı akılların kötü gördükleri, ya da akılların iyi mi kötü mü oldukları konusunda herhangi bir karar veremediği hâlde şerîatin kötü olduğuna hükmettiği her iştir. Şu âyetlerde buna işaret edilmektedir:اَلْأَمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah’ın hududunu koruyanlar (9/Tevbe 112); كَانُوا لاَ يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُ Onlar, yaptıkları kötülüklerden vazgeçmiyorlardı (5/Mâide 79); أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِي نَادِيكُمُ الْمُنْكَرَ siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda kötülük yapacak mısınız? (29/Ankebût 29).
Mana yönünden bir şeyin تَنْكِير ’i, onu tanınmayacak hâle getirmektir. Yüce Allah buyurur. قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ أَتَهْتَدِي أَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذِينَ لاَ يَهْتَدُونَ Dedi ki: Onun tahtını tanınmaz hâle getirin bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mı olacak? (27/Neml 41).
Bu bağlamda تَعْرِيف de onu tanınacak hâle getirmektir. Gramerciler ise, tarif kelimesini, bir ismin belli kalıplara girmesi anlamında kullanırlar.
نَكَرْتُ عَلَى فُلاَنٍ وَأَنْكَرْتُ Bir kişiye karşı reddeceği bir şey yapmaktır. Allah buyurur ki: وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ Ant olsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama beni inkâr nasıl oldu? (67/Mülk 18), yani: Beni inkâr etmek.
نُكْر ise, kurnazlık ve bilinmeyen zor iştir. Kurnazlığın zirvesine çıkmak نَكِرَ نَكَارَةَ وَنَكَرًا fiiliyle dile getirilir. Allah buyurur ki: فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ إِلَى شَيْءٍ نُكُرٍ Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır (Kamer 6).
Hadiste şöyle denmiştir: إِذَا وُضِعَ اْلمَيِّتُ فِي اْلقَبْرِ أَتَاهُ مَلَكَانِ مُنْكَرٌ وَنَكِيرٌ Ölü kabre konduğunda ona iki melek gelir; bunlar Münker ve Nekîr’dir.
İstiâre yoluyla مُنَاكَرَة , karşılıklı savaşmak: Muharebe anlamında kullanılır.