ن ف ح (NFḪ)
N-f-h
نَفَحَ الرِّيحُ يَنْفُحُ نَفْحًا : Rüzgâr esti. Güzel bir esinti de لَهُ نَفْحَةٌ طَيِّبَةٌ Onun hayırlı bir esintisi vardır. Bazen esinti, istiâre yoluyla kötülük için de kullanılır. Allah buyurur ki: وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ Rabbinin azabından bir esinti onlara dokunursa, (21/Enbiyâ 46).
نَفَحَتِ الدَّابَّةُ : Hayvan, ayaklarıyla kendini savundu/çifte attı.
نَفَحَهُ بِالسَّيْفِ Ona kılıçla vurdu.
اَلنَفُوحُ مِنَ النَّوْقِ Sağılmadan sütleri akıp giden dişi devedir.
قَوْسٌ نَفُوحٌ Oku en uzağa atan yaydır.
أَنْفِحَةُ اْلجَدْيِ Oğlağın hoplayıp zıplamaları ise, bilinen bir şeydir.