ن ز ع (NZA)
N-z-a
اِنْتَزَعْتُ آيَةً مِنَ اْلقُرْآنِ فِي كَذَا Şu konuda Kur’ân’dan bir âyet çıkardım; falan adam şu çıkardı, yani: Soydu, aldı. Bu anlamda Allah buyurur ki: قُلِ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ dilediğinden de mülkü çeker alırsın, (3/Âl-i İmrân 26).
Yüce Allah’ın: وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا Ant olsun şiddetle çekip çıkaranlara, (79/Nâziât 1) sözünde geçen َالنَّازِعَاتِ kelimesi, deniyor ki: Canlıların ruhları çekip çıkaran meleklerdir.
Allah buyurur ki: إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ تَنْزِعُ النَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik; insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi söküp yere seriyordu (54/Kamer 19-20). Deniyor ki: Şiddetli estiğinden insanları yerlerinden söküp atacak. Kimisi der ki: Ruhlarını bedenlerinden söküp alır.
تَنَازُع ve مُنَازَعَة ise, birbiriyle çekişmek, boğuşmak manasına gelir. Düşmanlık ve mücadele de bu kelimelerle ifâde edilir. Bu anlam Allah buyurur ki: فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ اْلأَخِرِ Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin; (4/Nisâ 59); فَتَنَازَعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا النَّجْوَى Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular (20/Tâhâ 62).
النَزَعَ عَنِ الشَّيْءِ ifâdesi de, bir şeyden el çekmektir.
نُزُوع ise, şiddetli istektir; arzu etmek, özlemek, özlemini çekmektir. Aşırı özlem demektir. إِمْحَالُ النَّفْسِ مَعَ اْلحَبِيبِ Nefsin sevgiliden uzak kalması durumunda içini yakan bir özlemdir. Bu, kişinin sevgiliyle kalmak için bin bir türlü bahane bulmaya çalıştığı bir hâldir.
نَازَعَتْنِي نَفْسِي إِلَى كَذَا deyimi, canım falan şeyi çok çekti, şunu çok özledim, manasındadır. أَنْزَعَ اْلقَوْمُ Topluluk özleme kapıldı: Develeri vatanlarını özlediler, yani, vatan özlemini çektiler. Bu sözdeki أَنْزَعَ sözcüğü, حَنَّ özledi anlamındadır.
رَجُلٌ أَنْزَعُ Başının saçı dökülmüş adam, bu sanki saçları sökülüp ayrılmıştır.
نَزْعَة ise, başın saçı dökülmüş yeridir. Bu şekilde saçı dökülmüş kadına اِمْرَأَةٌ زَعْرَاءُ denir, نَزْعَاءُ denmez.
بِئْرٌ نَزُوعٌ ifâdesi, suyu çok yakın olup elle su alınabilen kuyu demektir.
شَرَابٌ طَيِّبُ الْمَنْزَعَةِ Kaynağı temiz içecek. Yani, içildiğinde tam biterken güzel bir tat veren içki/içecek. Bu tıpkı Yüce Allah’ın: خِتَامُهُ مِسْكٌ وَفِي ذَلِكَ Onun sonu misktir (83/Mutaffifîn 26) sözünde bahsettiği içecek gibidir.