ن و ب (NWB)
N-v-b
نَابَتْهُ نَائِبَةٌ Başına her zaman dönüp duracak bir bela geldi.
Yüce Allah’a إِنَابَة etmek: Ona tövbe ve samimi amelle dönüş yapmaktır. Allah buyurur ki: فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tövbe ile Allah’a yöneldi (38/Sâd 24).
Yine buyurur ki: رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır (60/Mümtehine 4); وَأَنِيبُوا إِلَى رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لاَ تُنْصَرُونَ Başınıza azap gelmeden önce tövbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun; sonra kurtulamazsınız (39/Zümer 54); مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ Başkasından geçerek hep O’na gönül verin ve O’ndan sakının. (30/Rûm 31).
فُلاَنٌ يَنْتَابُ فُلاَنًا Falan adam, falanın başına bela oldu; gidiyor, yine geliyor.