ص ي د (ṦYD̃)
S-y-d
Yukarıdaki âyetlerde şu hadisin delâlet ettiği gibi, sözü edilen avlanma, eti yenen hayvanlarla alâkalıdır: خَمْسَةٌ يَقْتُلُهُنَّ الْمُحْرِمُ فِي الْحِلِّ وَالْحَرَمِ: اَلْحَيَّةُ وَالْعَقْرَبُ وَالْفَأْرَةُ وَالذِّئْبُ وَالْكَلْبُ الْعَقُورُ : Beş hayvan vardır ki, ihramda olan kişi onları hem harem bölgesinde hem onun dışında öldürür: Yılan, akrep, fare, kurt ve ısıran köpek.
أَصْيَد : Boynunda meyil/eğrilik olan kişi. Bu kelime temsil yoluyla kibirli kişi için de kullanılır. صِيدَان : Taş çömlek. Şair şöyle der:
وَسُودٌ مِنَ الصِّيدَانِ فِيهَا مَذَانِبُ -287
287- Siyah taş çömlekleri; içlerinde kepçeler.
Kimisi de taş çömleğe صَاد der:
رَأَيْتُ قُدُورَ الصَّادِ حَوْلَ بُيُوتِنَا -288
288- Evlerimizin etrafında taş çömlekleri gördüm.
Bazılarına göre, ص وَالْقُرْآنِ: (38 /Sâd 1) âyetinde geçen ( ص ) hece harflerindendir. Kimisi de onun صَادَيْتُ كَذَا /Falan şeyi karşıladım sözünden geldiğini ve تَلَقَّهُ بِالْقَبُولِ /Onu kabul ile karşıla, anlamında olduğunu söyler. En iyisini Allah bilir.