Sözlük

ص ر ح (ṦRḪ)

S-r-h

صَرْح : Süslü yüksek ev. Ona bu ismin verilmesi, karışıklıktan/eksiklikten arı olmasından dolayıdır. Allah buyurur ki: قِيلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَ فَلَمَّا رَأَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَا قَالَ إِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَارِيرَ : Ona köşke gir! dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini çekti. Süleyman Bu billurdan yapılmış, şeffaf bir köşktür dedi (27/Neml 44). لَبَنٌ صَرِيحٌ : Apaçık arı duru olan süt; اَلصَّرُوحَةُ وصَرِيحُ الْحَقِّ : Ekşilikten arı olan süt. صَرَحَ فُلانٌ بِِمَا فيِ نَفْسِهِ : Falan kişi içindekini açığa vurdu. Şu ifâdeler de kullanılır: عَادَ تَعْريِضُكَ تَصْريِحاً : İma ile ifâde ettiğin zâhir söze dönüştü; جَاءَ صُرَاحاً جِهَاراً : O, apaçık geldi, denir.
Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →