Sözlük

ص ب و (ṦBW)

S-b-y

صَبِيّ : Ergin olmayan çocuk. رَجُلٌ مُصْبٍ : Çocuk sahibi adam. Allah buyurur ki: قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا : Beşikteki bir sabiyle nasıl konuşuruz? dediler (19/Meryem 29). صَبَا فُلانٌ يَصْبُو صَبْوَةً , ifâdesi, bir insanın, birine âşık olup ona meylettiğinde ve çocuklar gibi davrandığında söylenir. Şu âyet de bu anlamdadır: أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُنْ مِنَ الْجَاهِلِينَ : Onlara meyleder cahillerden olurum (12/Yûsuf 33).

أَصْبَانِي فَصَبَوْتُ : Bana meyletti ben de ona meylettim. الصَّبَا /Saba yeli: Kıble yönünden esen rüzgâra denir. صَابَيْتُ السَّيْفَ : Kılıcı kınına ters yüz yerleştirdim; صَابَيْتُ الرُّمْحَ : Mızrağı eğdim ve onu saplamaya hazırladım. صَابِئُون /Sabiîler, Hz. Nûh’un dinine bağlı bir kavimdir. Bir dinden çıkıp başka bir dine geçen herkese de صَابِئ /sabiî denir. Bu kelime, صَبَأَ نَابُ الْبَعيِرِ : Devenin sivri dişi çıktı, deyiminden alınmıştır. Hemzenin tahfifi ile صَابِين şeklinde okuyanlar da olmuştur. Tıpkı, لايَأْكُلُهُ إلاَّ الْخَاطُون : Onu günâhkârlardan başkası yemez (69/Hâkka 37) âyetindeki الْخَاطُون gibi. Kimisi de söz konusu kelimenin صَبَا يَصْبُو fiilinden geldiğini söylemektedir. Allah buyurur ki: وَالصَّابِِئينَ والنَّصَارَى : Sabiiler ve hıristiyanlar (22/Hac 17); وَالنَّصَارَى والصَّابِِئينَ : Hıristiyanlar ve sabiiler (2/Bakara 62).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →