ص ل ص ل (ṦLṦL)
S-l-l
صَلْصَال kelimesinin asıl anlamı, kuru bir şeyden çıkan sesin yankılanmasıdır. Bu anlamdan, صَلَّ الْمِسْمَارَ /Çivi çakılırken ses çıkardı, denilmiştir. Onun için kurumuş çamura da صَلْصَال denir. Allah buyurur ki: خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ : Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı (55/Rahmân 14); وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ : Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık (15/Hicr 26).
صَلْصَلَة : Artakalan su, demektir. Suyun bu şekilde isimlendirilmesi, su kabındaki çalkantı sesinin taklidi içindir.
صَلْصَال : Kokuşmuş çamurdur; صَلَّ اللَّحْمُ /et kokuştu sözünden gelmektedir. Bu kelimenin kökü صَلاَّل idi; lam’lardan biri sâd harfine çevrildi. 32/Secde 10. âyeti; أَئِذَا صَلَلْنَا şeklinde de okunmuştur. Yani kokuşup değişikliğe uğradığımızdan [sonra mı?]. Bu anlam şu sözden gelmiş olabilir: صَلَّ اللَّحْمُ وَأَصَلَّ : Et kokuştu.