Sözlük

ص د ي (ṦD̃Y)

S-d-y

صَدى : Her duru/pürüzsüz yerden sana dönen sestir. تَصْدِيَة : İçinde terennümün olmayışı bakımından sada yerine geçen her sestir. وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ إِلَّا مُكَاءً وَتَصْدِيَةً : Onların Beyt’in yanındaki namazları; sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir (8/Enfâl 35). Yani onların yaptıkları şey, sada benzeri teganni etmek ve kuş gibi ıslık çalmaktır. تَصَدِّى : Bir şeyin sadayla; yani dağdan gelen sesle karşı karşıya getirilmesidir. Allah buyurur ki: أَمَّا مَنِ اسْتَغْنَى * فَأَنْتَ لَهُ تَصَدَّى : Kendini muhtaç görmeyene yönelip ilgileniyorsun (80/Abese 5-6).

Erkek baykuşa ve dimağa da صَدَى denir. Çünkü dimağın algılayışı sada şeklindedir. Bundan dolayı ona هَامَة de denilmektedir. Arapların: أصَمَّ اللهُ صَدَاهُ sözleri, kişiye dilsiz olmakla beddua etmektir. Yani; Allah ona ses vermesin ki, kendisine sesiyle geri dönen sadası olmasın. Bazen صَدَى susamak anlamında da kullanılır. رَجُلٌ صَدْيَانٌ وامْرَأَةٌ صَدْيَا وصَادِيَةٌ /Susayan erkek, susayan kadın, denir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →