Sözlük

ص غ و (ṦĞW)

S-ğ-v

صَغْو : Meyletmek. صَغَتِ النُّجُومُ وَالشَّمْسُ صَغْوًا : Yıldızlar ve güneş batmaya yüz tuttu, denir. صَغَيْتُ اْلإِنَاءَ وَأَصْغَيْتُهُ : Kabı eğdim. أَصْغَيْتُ إِلَى فُلاَنٍ : Kulağımla falan kişiye doğru meylettim/kulak verdim. Allah buyurur ki: وَلِتَصْغَى إِلَيْهِ أَفْئِدَةُ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآَخِرَةِ : Âhirete inanmayanların kalpleri ona meyletsin (6/En’âm 113).

Bu kavramın şu formlarda da okunduğu anlatılmıştır: صَغوْتُ إِلَيْهِ أَصْغُو، وَأَصْغَى، صَغْوًا وَصُغِيًّا . Bazıları da onu; صَغَيْتُ أَصْغَى، وَأَصْغَيْتُ أُصْغِي şeklinde telâffuz etmişlerdir. صَاغِيَةُ الرَّجُلِ : Adama meyleden kişiler/Adamın taraftarları. فُلاَنٌ مُصْغًى إِنَاؤُهُ : Falan kişinin tabağı meyillidir; yani falan kişinin payı eksiktir. Bazen bu sözle helâkten kinâye yapılır. عَيْنُهُ صَغْوَاءُ إِلَى كَذَا : Onun gözü falan şeye meyleder. صَغَي : Damak ve gözdeki meyildir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →