ص ع ق (ṦAG)
S-a-k
1- Ölüm: وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ إِلَّا مَنْ شَاءَ اللَّهُ : Sura üflenmiş, Allah’ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölmüştür (39/Zümer 68); فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْ : Haksızlıklarından dolayı derhâl onları ölüm yakalamıştı (4/Nisâ 153).
2- Azap: فَإِنْ أَعْرَضُوا فَقُلْ أَنْذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ : Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki; sizi Âd ve Semûd’un başına gelen azaba benzer bir azaba karşı uyardım (41/Fussilet 13).
3- Ateş: وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَنْ يَشَاءُ : Allah ateşler gönderir de onunla dilediğini çarpar (13/Ra’d 13).
Dilbilimcilerin zikrettikleri bu anlamlar, صَاعِقَة kavramından ortaya çıkan şeylerdir. Zira صَاعِقَة gökten gelen şiddetli sestir. Sonra ondan sadece bir ateş veya azap ya da ölüm meydana gelir. Temelde صَاعِقَة tek bir şeydir, diğer hususlar ise onun etkisiyle ortaya çıkmaktadır.