ص خ ر (ṦḢR)
S-h-r
صَخَر : Sert taş. يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ : Oğulcuğum; işlediğin şey bir hardal tanesi kadar da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde, yahut yerin derinliklerinde de bulunsa, Allah onu getirir (31/Lokmân 16); وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ : Vâdide kayaları yontan Semûd kavmine (89/Fecr 9).