ص و ع (ṦWA)
S-v-a
صُوَاعُ الْمَلِكِ : Kralın kendisiyle su içtiği ve onunla ölçünün yapıldığı kap. Bu kaba صَاع denir. Bu kelime hem müzekker hem müennes olur. Allah buyurur ki: قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ : Dediler ki: Hükümdarın su tasını kaybettik (12/Yûsuf 72). Bu âyetin peşinde de şöyle buyrulmaktadır: ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِن وِعَاء أَخِيهِ ; Sonra onu kardeşinin yükünden çıkardı (12/Yûsuf 76).
Şu aşağıdaki sözde, ölçülen şey, kendisiyle ölçülenin ismiyle ifâde edilmektedir:
صَاعٌ مِنْ بُرٍّ أَوْ صَاعٍ مِنْ شَعِيرٍ : Buğdaydan bir sa’ veya arpadan bir sa’. Kimisine göre صَاع , yerin iç kısmına denir. Şair şöyle der:
تَكْرُو بِكَفَّيْ لاَعِبٍ فِي صَاعِ -289
289- [Sanki o,] basık bir yerde oyuncunun her iki avucuyla oynamaktadır.
Bazılarına göre buradaki صَاع kelimesi, bir topla birlikte kendisiyle oyun oynan değnektir. تَصَوَّعَ النَّبْتُ وَالشَّعَرُ : Bitki ve saç dalgalanıp dağıldı. اَلْكَمِيُّ يَصُوعُ أَقْرَانَهُ : Kahraman, akranlarını dağıtır.