Sözlük

ق ن ت (GNT)

K-n-t

قُنُوت kelimesi, gönülden bağlılık ile beraber olan sürekli itâattir. Hem gönülden bağlılık hem de zahiri itâat anlamında yorumlanan bazı âyetler: Allah buyurur ki: حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için gönülden boyun eğerek ayağa kalkın (2/Bakara 238); وَلَهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَاْلآَرْضِ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’nundur. Hepsi de O’na itâat etmektedirler (30/Rûm 26). Bu âyette geçen قَانِتُونَ kelimesi, deniyor ki, gönülden boyun eğenlerdir. Kimileri ise, itâat edenlerdir, kimisi ise, sessiz duranlardır, derler. Ancak burada tamamen suskunluk kastedilmemiştir. Burada kastedilen sadece Hz. Peygamberin:إِنَّ هَذِهِ الصَّلاَةَ لاَ يَصِحُّ فِيهَا شَيْءٌ مِنْ كَلاَمِ اْلآَدَمِيِّينَ، إِنَّمَا هِيَ قُرْآنٌ وَتَسْبِيحٌ Bu namaz içinde sıradan insan kelamı konuşmak doğru olmaz. Sadece, Kur’ân okunur ve Allah’ın adı, şanı yüceltilir sözünde dile getirdiği özel anlamdaki suskunluk/sessizliktir.

Yine bu manada: Hangi namaz daha üstündür? diye sorulmuş, O da: Kunutu uzun olan şeklinde cevap vermiştir. Yani, içinde sadece namazla ilgilenilen ve onun dışındaki her şeyin bir kenara itildiği namazdır.

Yine Yüce Allah buyurmuştur: إِنَّ إِبْرَاهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِلَّهِ حَنِيفًا Şüphesiz İbrahim Allah’a itâat eden, Hakk’a yönelen bir önderdi (16/Nahl 120); وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ ve gönülden itâat edenlerdi (66/Tahrîm 12); أَمْ مَنْ هُوَ قَانِتٌ آَنَاءَ اللَّيْلِ سَاجِدًا وَقَائِمًا Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan (39/Zümer 9); يَا مَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rükû’ edenlerle beraber rüku’ et, demişlerdi (3/Âl-i İmrân 43); وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِ Yine sizden her kim Allah’a ve Resûlü’ne boyun eğer (33/Ahzâb 31).

وَالْقَانِتِينَ وَالْقَانِتَاتِ itâat eden erkeklerle itâat eden kadınlar (33/Ahzâb 35); فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ Saliha kadınlar, itâatkar kadınlar (4/Nisâ 34).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →