ق م ع (GMA)
K-m-a
Allah buyurur ki: وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ Bir de bunlara demirden kamçılar vardır (22/Hac 21). Bu âyette geçen مَقَامِعُ kelimesi, kendisiyle hayvan vb vurulan ve böylece boyun eğmeleri sağlanan kamçı/kırbaç demek olan مِقْمَع sözcüğünün çoğuludur. Bu anlamından dolayı, قَمَعْتُهُ فَانْقَمَعَ denir ki, onu durdurdum, o da durdu denir.
Yine bu kökten gelen قَمْعٌ ve قَمَعٌ isimleri ise, sıvı veya toz hâlindeki şeyleri bir yere boşaltırken dökülmelerini engellemek için kullanılan huni türü şeylerdir.
Hadiste: وَيْلٌ ِلأَقْمَاعِ اْلقَوْلِ Sözün hunilerine yazıklar olsun, denmiştir. Yani, kulaklarını huni gibi açan ve böylece insanların sözlerine kulak kabartanlar.
Mavi sinek de böyle kulağı kabarık olduğundan قَمَعٌ adını almıştır.
تَقَمَّعَ الْحِمَار deyimi ise, merkebin kendini kontrol eden gem türü şeylerden kurtarmasını anlatır.