Sözlük

و ع ي (WAY)

V-a-y

Sözü anlama, kavrama ve aklında/hafızasında tutma, ezberleme manalarına gelen وَعْي kavramı, hakkında وَعَيْتَهُ فِي نَفْسِهِ denir ki: Bir şeyin kişi için belirginlik kazanması, anlaşılır hâle gelmesi, manasındadır.

Allah buyurur ki: لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَا أُذُنٌ وَاعِيَةٌ Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye (69/Hâkka 12).

إِيعَاء ise, eşyayı kapta toplamak, muhafaza etmektir. Yüce Allah bu anlamda şöyle buyurur:

وَجَمَعَ فَأَوْعَى Mal toplayıp kasada yığanı, (70/Meâric 18).

Şair şöyle der:

وَالشَّرُّ أَخْبَثُ مَا أَوْعَيْتَ مِنْ زَادِ -474

474- Kötülük, toplayıp hazırladığın azığın en pis olanıdır.

Yüce Allah buyurur: فَبَدَأَ بِأَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَاءِ أَخِيهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَاءِ أَخِيهِ Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin kaplarından önce onların kaplarını aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin kabının içinden çıkardı (12/Yûsuf 76).

Bu konudaki başlıca deyimler:

لاَ وَعْيَ عَنْ كَذَا Yani, can için ondan başkasına tutunma yoktur.

مَالِي عَنْهُ وَعْيٌ Yani, benim onunla herhangi bir ilgim yoktur.

وَعَى اْلجُرْحُ يَعِي وَعْيًا Yara, iltihaplandı ve iltihabı aktı.

وَعَى اْلعَظْمُ Kırık kemik kaynaştı, güç topladı.

وَاعِيَة Ölü üzerinde ağıt yakarak bağıran.

سَمِعْتُ وَعْيَ اْلقَوْمِ Topluluğun bağrışını duydum.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →