و ط ا (WŦÊ)
وَطُؤَ الشَّيْءُ فَهُوَ وَطِيءٌ بَيِّنُ اْلوَطَاءَةِ، وَالطَّأَةِ وَالطِّئَةِ Bir şeyin apaçık biçimde basık, düz, düzgün, yumuşak olmasıdır.
وِطَاء : Sözcüğü, kendisiyle düzme, basmanın yapıldığı şey manasındadır.
وَطَََّأْتُ لَهُ بِفِرَاشِهِ deyimi, bir kişinin döşeğini yapmak, yerini düzleştirmektir.
Bu konuda kullanılan fiiller şöyledir: وَطِئْتُهُ بِرِجْلِي أَطَؤُهُ وَطْأً وَوَطَاءَةً، وَتَوَطَّأْتُهُ Ayağımla bastım, düzleştirdim, düzgün hâle getirdim.
Allah buyurur ki: إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْئًا وَأَقْوَمُ قِيلاً Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha dayanıklıdır (39/Zümer 6).
Bu âyette geçen وَطْأً : Sözcüğü وِطَاءً şeklinde de okunmuştur.
Hadiste şöyle denmiştir: اَلًّلهُمَّ اشْدُدْ وَطْأَتَكَ عَلَى مُضَرَ Allah’ım Mudar üzerindeki baskını arttır. Yani, Onları zillete düşür, rezil rüsva et.
وَطِئَ اِمْرَأَتَهُ deyimi ise, kinâye yoluyla, hanımıyla beraber oldu, demektir. Bu ifâde örfte çok yaygın kullanıldığından açıkça söylemek gibidir.
مُوَاطَأَة kelimesi, karşılıklı uyum anlamına gelir. Bu kelimenin aslı bir kişinin ayağını kaldırdığı yere diğerinin basması demektir.
Allah buyurur ki: إِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِئُوا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللَّهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللَّهُ O Nesi’, olsa olsa küfürde fazlalıktır ki, kâfirler onunla şaşırtılır, onu bir yıl helâl, bir yıl haram sayarlar ki, Allah’ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allah’ın haram kıldığını helâl yapsınlar (9/Tevbe 37).