ش ق ق (ŞGG)
Ş-k-k
Bazılarına göre ayın yarılması Hz. Muhammed’in zamanında gerçekleşmiştir. Diğer bazılarına göre ise ayın yarılması, kıyametin yaklaşacağı bir zamanda meydana gelecektir. Bazılarına göre de, ( وَانْشَقَّ الْقَمَرُ ) âyet ifâdesinin anlamı şudur: وَضَحَ اْلأَمْرُ : İş açığa çıktı.
شَقَّة : Yarılan parça; tıpkı نِصْف gibi. Bu anlamdan şöyle denilmiştir: طَارَ فُلاَنٌ مِنَ اْلغَضَبِ شِقَاقًا : Falan kişi kızgınlıktan parça parça oldu; طَارَتْ مِنْهُمْ شِقَّةٌ : Onlardan bir parça koptu; tıpkı قُطِعَ غَضَبًا sözü gibi.
شِقّ : Nefs ve bedende meydana gelen meşakkattir/zahmettir. Bu tıpkı اِنْكِسَار sözcüğünün onun için istiâre edildiği gibidir. Allah buyurur ki: وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ الْأَنْفُسِ : Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır (16/Nahl 7).
شُقَّة : Zorluk çekerek ulaştığın yer: بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُ : Bu sıkıntılı yolculuk onlara uzun geldi (9/Tevbe 42).
شِقَاق : Muhâlefet/Anlaşmazlık ve arkadaşının/hasmının olduğu taraftan başka bir tarafta olmandır. Bu kelime şu deyimden de gelmiş olabilir: شَقَّ اْلعَصَا بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ : Seninle onun arasında değnek yarılmıştır [Birbirinizden değneğin ikiye ayrıldığı gibi ayrıldınız]. Allah buyurur ki: وَإِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا : Eğer (karı-kocanın) aralarının açılmasından endişe duyarsanız (4/Nisâ 35); فَإِنَّمَا هُمْ فِي شِقَاقٍ : Onlar şıkak içindedirler (2/Bakara 137); yani muhâlefet içindedirler. وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاقِي أَنْ يُصِيبَكُمْ مِثْلُ مَا أَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ أَوْ قَوْمَ هُودٍ أَوْ قَوْمَ صَالِحٍ : Ey kavmim, bana karşı gelmeniz, sakın sizi Nûh kavminin, yahut Hûd kavminin veyahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi bir felâkete uğratmasın! (11/Hûd 89); وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ : Kitapta ayrılığa düşenler, elbette derin bir anlaşmazlığın içine düşmüşlerdir (2/Bakara 176); وَمَنْ يُشَاقِقِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ : Kim Allah’a ve peygamberine muhâlefet ederse, bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir (8/Enfâl 13); yani, kim Allah dostlarının bulunduğu tarafın dışında olursa. Tıpkı şu âyet gibi: مَن يُحَادِدِ اللّهَ وَرَسُولَهُ : Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse (9/Tevbe 63). Şu âyet de aynı anlamdadır: وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ : Kim Peygamber’e muhâlefet ederse (4/Nisâ 115).
اَلْمَالُ بَيْنَهُمَا شَقَّ الشَّعَرَةِ وَشَقَّ اْلإِبْلِمَةِ : Mal, saçın ve hurma yaprağının birbirinden ayrıldığı gibi o ikisi arasında bölünmüştür. فُلاَنٌ شِقُّ نَفْسِي وَشَقِيقُ نَفْسِي : Falan kişiyle birbirimize öyle benziyoruz ki, sanki o benden ayrılmış bir parça gibidir. شَقَائِقُ النُّعْمَانِ /Gelincik: Bilinen bir bitkidir. شَقِيقَةُ الرَّمْلِ : Kumda meydana gelen yarık. شِقْشِقَة : Devenin, kendisinde bulunan yaradan dolayı kükremesidir.
بِيَدِهِ شُقُوقٌ : Ellerinde çatlaklıklar var; بِحَافِرِ الدَّابَّةِ شُقَاقٌ : Hayvanın toynağında yarık var; فَرَسٌ أَشَقُّ : Bir yana eğilmiş at. Kimi zaman elbisenin/kumaşın tümüne شُقَّة (bir top kumaş) deniyorsa da bu kelimenin asıl anlamı, ‘bir elbisenin/kumaşın yarısı’dır.