ش ر د (ŞRD̃)
Ş-r-d
شَرَدَ الْبَعِيرُ : Deve kaçtı. شَرَّدْتُ فُلاَنًا فِي اْلبِلاَدِ وَشَرَّدْتُ بِهِ : Yani, falan kişiye öyle bir şey yaptım ki, başaksını onun yaptığı şeyi yapmaktan uzaklaştırır. Tıpkı نَكَّلْتُ بِهِ demen gibi; yani ona yaptığım başkası için de gözdağı olsun. Bu anlamda Allah buyurur ki: فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ : Savaşta onları yakalarsan, kendilerinden sonrakilere de gözdağı olacak şekilde ağır bir cezaya çarptır, belki ibret alırlar (8/Enfâl 57). Yani onlarla, kendilerinden sonra sana karşı çıkacak olanlara gözdağı ver. فُلاَنٌ طَرِيدٌ شَرِيدٌ /Falan kişi kovulmuştur, uzaklaştırılmıştır, denir.