ش ر ح (ŞRḪ)
Ş-r-h
شَرْح ’in asıl anlamı, et ve benzerini yaymaktır. شََرَحْتُ اللحْمَ وشَرَّحْتُهُ /Eti yaydım, denir. شَرْحُ الصَّدْرِ da bu anlamdan alınmıştır. Yani göğsün; Allah’tan ilâhî bir nur, sükûnet ve huzurla genişlemesi demektir. Allah buyurur ki: قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي : Musa: Rabbim! dedi, göğsüme genişlik ver (20/Tâhâ 25); أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ : Biz senin göğsünü genişletmedik mi? (94/İnşirâh 1); أَفَمَنْ شَرَحَ اللَّهُ صَدْرَهُ لِلاِسْلاَمِ فَهُوَ عَلَى نُورٍ مِنْ رَبِّهِ : Allah kimin gönlünü İslâm’a açmışsa o, Rabb’inden gelen bir nur üzere olmaz mı? (39/Zümer 22). Müşkil sözün şerhi ise, onu açıklamak ve gizli manalarını ortaya çıkarmaktır.