ر ي ب (RYB)
R-y-b
Âyet, bu hususta bir şüphenin olmadığına dikkat çeker. Yüce Allah’ın; رَيْبَ الْمَنُونِ : Zamanın getireceği ölüm (52/Tûr 30) sözünde ölümü reyb diye nitelendirmesi, ölümden şüphe duyulduğu için değil, zamanının belirsizliğinden dolayıdır. İnsan sürekli olarak, ölümün kendisinde değil, zamanı konusunda bir kuşku içindedir. Şair bu anlamda şöyle der:
اَلنَّاسُ قَدْ عَلِمُوا أَنْ لاَ بَقَاءَ لَهُمْ *** لَوْ أَنَّهُمْ عَمِلُوا مِقْدَارَ مَا عَلِمُوا -200
200- İnsanlar ebedi yaşayamayacaklarını bilmektedirler;
Keşke bildikleri oranda amel etselerdi.
Şu şiir de aynı anlamdadır:
أَمِنَ الْمَنُونِ وَرَيْبِهَا تَتَوَجَّعُ؟ -201
201- Sen zamandan ve onun getireceği ölümden mi acı çekiyorsun?
وَإِنَّهُمْ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مُرِيبٍ : Kur’ân hakkında derin bir şüphe içindedirler (11/Hûd 110); مُعْتَدٍ مُرِيبٍ : Saldırgan, şüpheci (50/Kâf 25). اِرْتِيَاب de tıpkı إرَابَة gibidir: أَمِ ارْتَابُوا أَمْ يَخَافُونَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُ : Kuşkuya mı düştüler, yoksa Allah’ın ve Resûlünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? (24/Nûr 50); وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ : Gözlediniz, şüpheye düştünüz (57/Hadid 14). Yüce Allah, mü’minlerden şüpheyi nefyetmektedir: وَلا يَرْتَابَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَ : Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler (74/Müddessir 31); ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا : Sonra şüphe etmediler (49/Hucurât 15).
Hadiste de şöyle denilmektedir: “Şüpheli olanı bırak; şüphe duymadığına bak!” رَيْبُ الدَّهْرِ : Zamanın hadiseleri. Zamanın reyb ile nitelendirilmesi, onda olacağı zannedilen oyun ve hilelerden dolayıdır. رِيبَة kelimesi, رَيْب kökünden bir isimdir: لاَ يَزَالُ بُنْيَانُهُمُ الَّذِي بَنَوْا رِيبَةً فِي قُلُوبِهِمْ إِلاَّ أَنْ تَقَطَّعَ قُلُوبُهُمْ : Yaptıkları bina, kalpleri parçalanıncaya dek yüreklerinde bir kuşku olarak kalacaktır (9/Tevbe 110). Yani yapıkları bina, onların besledikleri kine ve inançlarının azlığına/zayıflığına delâlet eder.