ر د ا (RD̃Ê)
رِدْء : Yardım etmek için başkasına uyan kişi: فَأَرْسِلْهُ مَعِيَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِي : Onu benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder (28/Kasas 34). أَرْدَأَهُ : Ona destek oldu. Aslında رَدِيء de رِدْء gibidir; ancak o, geriye kalan kötü şeyler anlamında bilinmektedir. رَدُأَ الشَّيْءُ رَدَاءَةً : Şey kötü oldu; فَهُوَ رَدِيءٌ : O kötüdür, denir. رَدَى : Yok olmak; تَرَدِّي : Yok olmakla yüz yüze gelmektir.
Allah buyurur ki: وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّى : O aşağıya doğru yuvarlanırken malı kendisine hiç fayda vermez (92/Leyl 11); فَلاَ يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لاَ يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ فَتَرْدَى : Ona inanmayıp hevesine uyanlar seni ondan saptırmasın, sonra başüstü düşersin (20/Tâhâ 16); قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدْتَّ لَتُرْدِينِ : Allah’a andolsun, az kalsın sen beni de mahvedecektin (37/Sâffât 56). مِرْدَاة : Taşların kendisiyle kırıldığı ve onları yere düşürdüğü taştır.