ر ش د (RŞD̃)
R-ş-d
هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا : Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim? (18/Kehf 66); عَسَى أَنْ يَهْدِيَنِ رَبِّي لِأَقْرَبَ مِنْ هَذَا رَشَدًا : Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştıracağını umarım (18/Kehf 24).
رَشَد ’in [râ’nın fethi ile] رُشْد ’den [râ’nın zammı ile] daha özel bir anlam taşıdığı söylenmektedir. Zira رُشْد hem dünya hem âhiretle ilgili işler için kullanıldığı hâlde, رَشَد sadece âhiretle ilgili işler için kullanılır. رَاشِد ve رَشِيد formları ise, her ikisi için de kullanılır: أُوْلَئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَ : Onlar, doğru yolu bulmuş olanlardır (49/Hucurât 7); وَمَا أَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَشِيدٍ : Firavun’un buyruğu doğruya götürücü değildi (11/Hûd 97).