خ ر ق (ḢRG)
H-r-k
خَرْق ve خَرِيق kavramları ise, özellikle geniş çölleri geçmek için kullanılır. Bu, ya rüzgârın orada bir baştan bir başa geçmesindendir ya da çölde darmadağın olmasındandır.
خِرْق da, özellik cömertliğe dalıp giden adam için kullanılır. Kulağın deliği genişlediğinde خَرْق adı verilmektedir. Bu açıdan صَبِيٌّ أخْرَقُ ve اِمْرَأةٌ خَرْقَاءُ deyimleri kulağı geniş bir biçimde delinmiş çocuk ve kadın demektir; Allah buyurur ki: إِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ اْلأرْضَ Şüphesiz sen ne yeri delebilirsin (17/İsrâ 37) sözü hakkında iki görüş ileri sürülmüştür: Birisi, kesemezsin; diğeri, sen asla yeri diğer tarafına kadar delemezsin; bu kulaktaki yırtık, delik baz alınarak söylenmiştir ki, plansız adam, kadın demektir. Sert esen rüzgârın bu hâli de baz alınarak رِيحٌ خَرْقَاءُ /yırtan rüzgâr adı verilmiştir.
Hadiste: مَا دَخَلَ الْخَرَقُ فِي شَيْءٍ إِلاَّ شَانَهُ Sertlik nereye girmişse, orayı mutlaka bozmuştur diye rivâyet edilmiştir.
خَرْقkavramından istiâre yoluyla alınan مَخْرَقَة da, aldatmak kasdıyla sertlik göstermektir.
مِخْرَاق ise, kendisiyle oynanan bir şeydir; bu sanki, bir şeyi başka göstermek için yırtmaktır. خَرِقَ اْلغَزَالُ da, geyik normal sıçrayışını gerçekleştiremeyecek duruma düştü, demektir.